Bu sayfa 0 kez görüntülendi.
Bu meslek sadece teknik değil, aynı zamanda ciddi bir fiziksel ve zihinsel dayanıklılık gerektiriyor. Uzun set saatleri, düzensiz uyku, müşteri baskısı, tekrar tekrar çekimler… Bir noktadan sonra insanın içindeki o ilk heyecan sönmeye başlıyor.İşte bu noktada “tükenmişlik” dediğimiz durum ortaya çıkıyor.Bu yazı, bu süreci yaşayan ya da yavaş yavaş o noktaya gelen kameramanlar için.
Tükenmişlik Nasıl Başlar?
Tükenmişlik bir anda olmaz. Yavaş yavaş gelir.
Başta sadece yorgunluk gibi hissedersin. Sonra motivasyon düşer. Sonra “hiçbir şey yapmak istememe” hali başlar. En sonunda da sevdiğin işi bile yapmak istemez hale gelirsin.
Bir zamanlar çekime gitmek için heyecanlanan bir kameraman düşün. Yeni ekipman denemek ister, farklı açılar arar. Ama zamanla aynı kişi çekime gitmeden önce içinden “yine mi aynı şeyler…” demeye başlar.


Her İşe “Evet” Demeyi Bırak
Freelance ya da maaşlı fark etmez, birçok kameramanın düştüğü en büyük hata gelen her işi kabul etmek. Başta mantıklı gelir çünkü “kaçırmayayım” dersin. Ama bir süre sonra sürekli çalışır hale gelirsin ve nefes alacak alanın kalmaz.
Hafta içi kurumsal çekim, hafta sonu düğün, arada kurgu… Bu tempo birkaç ay sonra seni ciddi şekilde yorar. Seçici ol. Her iş para kazandırır ama her iş sana iyi gelmez. Kendine Gerçekten Boş Günler Tanı“ Boş gün” demek evde oturup kurgu yapmak değildir.
Gerçek boş gün …Kameraya dokunmadığın, işle ilgili hiçbir şey yapmadığın gün. Bu çok kritik çünkü zihnin ancak bu şekilde resetlenir.
Pazar günü çekimin yok ama “hazır boşum” deyip eski videoları düzenliyorsun. Bu aslında dinlenmek değil, çalışmaya devam etmek.
Sürekli aynı tarz çekimler yapmak bir süre sonra otomatik moda geçmene neden olur. Bu da yaratıcılığı öldürür.
Sadece düğün çeken bir kameraman, bir süre sonra her çekimi aynı yapmaya başlar. Aynı açılar, aynı kurgu, aynı müzik…Farklı alanlara gir.
Belgesel dene, kısa video çek, sosyal medya içerikleri üret.
Kameramanlık masa başı iş değil. Saatlerce ayakta kalırsın, ekipman taşırsın, sürekli hareket halindesindir. Bu fiziksel yük zamanla zihinsel tükenmişliği de tetikler. 10 saatlik bir düğün çekiminden sonra sadece bedenin değil, zihnin de bitmiş olur. Ama ertesi gün yine çekime gidersin.
- Dinlenmeyi erteleme
- Basit egzersizler yap
- Uyku düzenini mümkün olduğunca koru
“Mükemmel Olmalı” Baskısını Azalt
Kameramanların çoğunda şu düşünce vardır:
“Bu iş kusursuz olmalı. ”Ama bu düşünce zamanla seni yorar.
Örnek
Kurgu yaparken bir sahneyi 20 kez değiştiriyorsun. Kimsenin fark etmeyeceği detaylara saatler harcıyorsun. İyi iş yap, ama kendini tüketme. Her iş Oscar’lık olmak zorunda değil.
Sosyal Hayatı İhmal Etme
Set ev kurgu döngüsü bir süre sonra insanı yalnızlaştırır. Bu da tükenmişliği hızlandırır. Arkadaşların buluşuyor ama sen “iş var” diye sürekli iptal ediyorsun. Bir süre sonra zaten çağrılmamaya başlıyorsun.İş kadar sosyal hayat da önemli. Dengeyi kurman gerekiyor.
Bu işe neden başladığını unutursan, yaptığın her şey anlamsızlaşır.İlk kameranı aldığın günü düşün. Deneme çekimleri yaptığın, saatlerce uğraştığın ama mutlu olduğun zamanları…O his hala içinde. Sadece üstü örtülmüş durumda.
Tükenmişlik Son Değil
Tükenmişlik, bu işi yapamayacağın anlamına gelmez. Sadece bir şeylerin yanlış gittiğini gösterir.
Bazen yavaşlamak gerekir.
Bazen durmak gerekir.
Bazen de yön değiştirmek.
Ama şunu unutma:
Bu mesleği seçtiysen, içinde hala o isteğin bir parçası vardır.
Önemli olan onu tamamen kaybetmeden kendine biraz alan açabilmek.


Bir yanıt yazın